9 Ekim 2008 Perşembe

Hafta'nın Portresi #1#


DENNİS BERGKAMP...Onu Arsenal formasıyla hatırlayacağım hep, 10 numarasıyla , üstün zekası ve ayak tekniğiyle ve de tabiki Newcastle'a attığı akıl dolu golle. Şimdi 'wikipedi' kaynaklı kısa portresi :


Dennis Nicolaas Maria Bergkamp (10 Mayıs, 1969 Amsterdam) emekli profesyonel futbolcudur. Ajax Amsterdam, Internazionale, Arsenal ve Hollanda'da oynadı. Bergkamp en iyi maçlarını golcü ortasaha olarak oynadı. Taktiksel bilgisi ve becerikli pasları onu oyunun en muhteşem oyuncularından biri yaptı. Sıklıkla forvet arkası pozisyonu tanımlamak için onun ismi kullanılır. O kendi neslinin en iyi oyuncularından birisidir. Pele tarafından yaşayan en iyi 125 oyuncu arasına seçildi. Aynı zamanda FIFA yılın oyuncusu ödülünde iki kez üçüncü 1 kez 2. oldu.1997 yılında İngiltere'de yılın futbolcusu seçilmişir.Bergkamp gelmiş geçmiş en teknik, en zeki oyuncuların başında gelmektedir.Arsenal'de attığı klas goller hala akıllardadır.

...

Profesyonel Kariyeri : Ajax Amsterdam (1986-1993) 185 maç 128 gol , Internazionale (1993-1995) 50 maç 13 gol , Arsenal (1995-2006) 315 maç 163 gol.

...

Milli takım : 79 maç 37 gol.

Yeni Hoca Denizli

Beşiktaş'ın resmi sitesindeki başlık bu şekilde. Devamı da şöyle :

Beşiktaşlılığı ile her fırsatta övünen, önceki başarılarının yanı sıra Beşiktaşımız'ı da şampiyon yaparak tarihe geçmek istediğini dile getiren Mustafa Denizli, artık yeni teknik direktörümüz. Denizli, bugün saat 17.00'de basın önünde imza atıyor.

O, Türk Futbolu'nun yetiştirdiği en iyi futbolculardan birisiydi. O, Türk Futbolu'nun gelmiş geçmiş en başarılı teknik direktörlerinin başında geliyor. Ve O, her zaman Beşiktaş taraftarıydı ve bundan duyduğu gururu her zaman dile getirmesiyle biliniyor. Mustafa Denizli, yıllardır hayalini kurduğu o tarihi günleri bugün yaşıyor. Çünkü O, artık Beşiktaşımız'ın teknik direktörü...

10 Kasım 1949'da İzmir'de dünyaya gelen Mustafa Denizli, Altay takımında başladığı futbol yaşamını Galatasaray'da sürdürdü. Futbolculuk yaşamından sonra teknik direktörlüğe de adım atan Mustafa Denizli, A Milli Futbol Takımı'nın yanı sıra Galatasaray, Alemannia Aachen, Kocaelispor, Fenerbahçe, Vestel Manisaspor ile İran'ın Pas ve Persapolis ekiplerinde başarıyla görev yaptı.

Türk Futbolu'nun en tecrübeli teknik adamlarından birisi olan Denizli, çalıştırdığı takımlarda elde ettiği başarılarla da bu unvanın haklılığını ispatladı. Denizli, Galatasaray ve Fenerbahçe'de elde ettiği şampiyonlukları anlatırken, her zaman Beşiktaş'ı da şampiyon yaparak Türk Futbolu'nda ismini tarihe yazdırmanın peşinde olduğunu ifade ediyordu.

Mustafa Denizli, artık Siyah-Beyazlılarımız'ın yeni teknik patronu ve taraftarlarımızın beklentisi olan Şampiyonluğu elde etmek için her zamankinden daha inançlı...

Mustafa Denizli kendisini Beşiktaş'ın Teknik Direktörü yapan imzayı bugün saat 17.00'de, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde atacak.
...
Beşiktaş'ımıza ve Türk futboluna hayırlı olması dileğiyle...

8 Ekim 2008 Çarşamba

MUSTAFA DENİZLİ

Blogda daha önce yazmıştım maç orumlarını beğendiğimi Mustafa Denizli'nin. Çok sevdiğim şahıs bu sene futbol bilgisini, kullandığı düzgün Türkçesiyle yorumlamaya başlayınca Lig Tv'de bir kez daha hayran olmuştum kendisine. Beşiktaş'ın prensipte anlaştığı söyleniyor, umarım doğrudur da. eğer Luce olmayacaksa doğru tercih. Hiçbir zaman yuvası olmadı burası ama o hep Beşiktaşlıydı.

Türk Antrenörlüğü

'Kendime olan saygım ve Beşiktaş'a olan sevgim ve Türk antrenörlügüne saygım için istifa ediyorum' diye bir cümle kuruyor son konuşmasında Ertuğrul Sağlam. Şahıs Türkiye'nin 3 büyük kulübünden birinden istifa ederken bu cümleyi kurarken siz de biraz kendinize saygı duyun olur mu ? Her yıl başka takım calıştıran, üst düzey coğrafya bilgisine sahip Türk antrenörleri!

7 Ekim 2008 Salı

#İşte Gidiyorum#

İşte gidiyorum
Birşey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum
***
Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum
***
Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum

...


İşte Gidiyorum...


2007-2008'de Yıldırım Demirören tarafından Beşiktaş teknik direktörlüğüne getirildim. Beşiktaş'ta uzun vadeli bir yapılanmaya gidilmesi için yapılan teklifi kabul ettim ve iki yıllık sözleşme imzaladım. Genç oyuncuları ortaya çıkarmak için çok uğraştık ve alt yapıdan yaklaşık 15 oyuncuyu A Takıma kazandırdık ve bu arkadaşları kazandırmak ile kalmadık ve A Takım'da kullandık. Beşiktaş'ın başında ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde temsil eden ilk Türk Teknik adam olma şerefini yaşadım. Liverpool ve Marsilya galibiyetlerini yaşadım tabii Liverpool hezimetini de gördük.
Geçtiğimiz sezon Süper Lig'de dört yıldır tatmadığımız liderliği tattık ve bunu son haftalara kadar yaşadık. Ancak bu yarışta bizi mutlu eden şey taraftarımızın verdiği destek ve güven oldu. Geçtiğmiz sezon hakem hataları ve kişisel hatalardan dolayı şampiyonluğu kaçırdık. En büyük üzüntümüz bizi destekleyen taraftarlarımıza şampiyonluğu yaşatamamız oldu.
Bu sezon başında tekrar rotayı çizerken yönetimimizin tam desteğiyle göreve devam edeceğimiz belirtildi. Sezon başında transferlerimiz eksik bölgelerimize yaptık. Avusturya'da çok güzel bir hazırlık dönemi geçirdik, kaptanlarımızın kavgası bile bu güzel havayı bozmadı. Süper Lig'de şu ana kadar yenilgisiz 14 puanla üçüncü sıradayız. Fenerbahçe'nin 8, Galatasaray'ın 3 puan önündeyiz.
Trabzonspor deplasmanında aldığımız puanınin önemini rakiplerimiz Trabzon deplasmanına gittiği zaman anlayacağız. Kharkiv maçında aldığımız yenilgi bizi çok yaraladı, maç sonrasında yaptığım konuşmada belirttiğim bir cümle 'hayat devam ediyor' cümlesi bazı kesimler tarafından değişik yerlere çekilmeye çalışıldı. Benim burdaki maksatım, takımımı Hacettepe maçına hazırlayabilmekti. Taraftarlarımızdan tekrar tekrar özür diliyorum.
Beşiktaş'a transfer olmamı sağlayan Süleyman Seba'ya çok teşekkür ediyorum. Beşiktaş'a gelişlerim kadar gidişlerim de olaylı oluyor. Bugüne kadar Beşiktaşlı duruşuna layık davramdım, bu duruşun ne olduğunu Süleyman Seba'dan öğrendim. Her durumda camiamı en iyi şekilde temsil ettiğimi düşünüyorum. Ancak geldiğim günden beri alışık olmadığım olaylarla karşılaştım. Geldiğim andan beri beni eleştiren yöneticiler ile çalıştım, bu insanların neye hizmet ettiğini hala anlamış değilim. Benim söylemediğim şeyleri sürekli yazan ve beni yıpratmaya çalışan gazetecileri söylemek istemiyorum. İçimizdeki düşmanlarla uğraşmak zorunda kaldık.
Bu takımı şampiyonluğa ulaştıracağımıza inandığımız için görevimize içeride ve dışarıda mücadele ederek devam ettik. Bugün Beşiktaş'ta kalırsam şampiyon olacağına kesinlikle inanan bir teknik direktör olarak karşınızdayım. Ancak Beşiktaş'ın yetiştirdiği bir isim olarak son günlerde bana yapılanları içime sindiremiyorum. Bu yapılanları kesinlikle haketmedim. Ben görevdeyken başka isimlerle görüşülmesi bir tarafa, bazı medya organları tarfından da yıpratılmaya çalışıldım. Yüzüme karşı arkandayız denilse de arkadan yapılanların ardından burada kalmamız mümkün değil. Yabancı ve yerli hocaya yapılan ayrımın ortadan kalkmasını istiyorum.
Kendime olan saygım ve Beşiktaş'a olan sevgim ve Türk antrenörlügüne saygım için istifa ediyorum. Vefakar taraftarlarımıza, futbolcularımıza ve medyadaki arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum. İstifa kararımı açıklamak için bu toplantıyı bekledim. Bu istifayı dört gün önce de yapabilirdim. Ancak duruşum ve iş ahlakım Hacettepe maçını oynamayı ve daha sonra anlaşılacağını
Şimdi milli ara var, yönetimin görüştüğü iddia edilen ama bana bu toplantıya gelen kadar kimseyle görüşmedik diyenler, şimdi görüştükleri isimlerle rahatlıkla görüşebilirler. Benim ağzımdan 3,5 milyon Avro isterim dediğim ortaya atıldı. Beni kamuoyunun gözü önünde zor durumda bırakmak için söylenen bu yalanların ne tarafını düzeltiyim. Tekrar tekrar üzerine basarak söylüyorum, insanlar bizi yanlış tanımışlar.
Ben Beşiktaş'ta Ertuğrul Sağlam oldum, burada Samsun ve Kayserispor'a da değinmek istiyorum. Vefayı da ahdevefayı da bilirim. Çalıştığım süre içinde kendimi istifaya zorlattırıp, para peşinde koşacak insan olmadım. Bizim Beşiktaş sevgimizi paraya karşılık getirmeye çalışanlar utanır mı bilmiyorum. Konuşalacak çok şey var ancak bazı yöneticiler gibi konuşup takıma zarar vermek istemiyorum. Bu nedenle sorularınıza yanıt vermek istemiyorum. Beşiktaş'ın başarıya ulaşması en büyük dileğim.
Ancak benden önceki ve bana yapılanların benden sonra gelecek antrenörlere yapılmasını istemiyorum. İşe başladığım bugüne kadar taraftarlarımız, ben sahaya çıktığım anda beni çok güzel onurlandırıyorlardı. 'Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam' dediler, ben görevime adam gibi başladım, adam gibi devam ettirip, adam gibi bitiriyorum.
...
Ertuğrul Hoca'nın Beşiktaş teknik direktörlüğü vasfıyla yaptığı son konuşma.. Hoca her şeyi söylemiş daha yoruma filan gerek yok..
...
İçim kan ağlıyor!

6 Ekim 2008 Pazartesi

Kriz Yönetimi Değil...


Beşiktaş'ta umulmayan bir mağlubiyet alındığında olay o kadar büyütülür ki medyanın başını çektiği unsurlar tarafından, kimse ne olduğunu anlayamadan hemen bir kriz yönetimi oluşturulur, bazı kararlar alınır, sonunda kadroda revizyona gidilir, teknik direktör değiştirilir. Kısacası kurbanlar verilir hataların örtbas edilmesi amacıyla. Aslında Beşiktaş'ta sorun olan şey böyle şeylerin bir kaç sezondur sık yaşanıp takımla sürekli oynanması, kurbanlar verilmesi ya da 'kriz yönetimleri' oluşturulması değil. Beşiktaş'ın sorunu 'yönetim krizinde' olması.
...
Hafta içi perşembe günü Uefa Kupası'nda gruplara kalma mücadelesinin ikinci ayağında Ukrayna ekibi M. Kharkiv'le oynadı Beşiktaş ve de 1-0'ın rövanşında iyi bir ekibe 4-1 mağlup olarak kaybetti karşılaşmayı ve gruplara kalma şansını. Üzüldük üzülmesine de ertesi gün gazetelere bir baktım Ertuğrul Hoca'nın defterini dürmeye başlamışlar. Başkan medyaya ayak uydurup Luce'yle filan görüşmüş...Ulan bu nedir ? Hani adamla 5 yıllık sözleşme yapacaktınız, hani Ferguson gibi olacaktı Beşiktaş'ta hani geleceğimizin teminatıydı bu adam!!! Bu ne pehriz bu ne lahana turşusu derler ya; Bu ne bohem ya!! 2004 Hazirandan bu yana 50'den fazla futbolcu gelgiti, 4 teknik adam ve havaya saçılan milyon Euro'lar. Bizim paralarımızı kullanarak izledikleri yanlış politikalarla bizi üzüyorlar beyefendiler. Her kriz sonrası da güya birilerine gönderme yapmak amacıyla ağzına sakız gibi doladığı 'İstifa etmek bir erdemdir' demecini veriyo gazetelere bay başkan. Başkanı erdemli olmaya davet ediyorum...
...
Hacettepe maçı öncesinde herkesin merak konusuydu tribünlerin tepkisinin ne şekilde olacağı. Merakımızı maç öncesinde giderdiğimizi sanıyorduk ki maç başladığı anda sustu maç öncesi kendi desibel rekorlarını zorlayan 25 bin taraftar. Tamam dedik sessiz protesto;çıt çıkmıyordu stadyumdan. 5. dakikanın dolmasıyla birlikte başladı tezahüratlar: 'Beşiktaş'lı olunmaz Beşiktaş'lı doğulur...' ile. Olayı anca çözebilmiştik. Bu şekilde iki mesaj verilecekti. Birinci mesaj 'kırgınız', ikincisi de ne olursa olsun yanındayız, sana bizden hep destek tam destek.
Seviyorum bu ruhu ya!!
...
Alkışlar Batuhan'a... Gol attığından dolayı değil. Be çocuk daha 18 olmadın, yani baya bi çocuksun. Ulan senin ne haddine koca koca stoperlere top aldırmamak, şişirilen toplara sahip olmada %90 başarı göstermek, üstüne bir de aut çizgisinden gol atmak, terbiyesiz!!
...
Gergin gece mutlu bitti. 2-1 kazandı takımımız. Kötü oynadık ama sonuca gittik tebrikler Beşiktaş..

...i'm coming back...


Uzuuun bir aradan sonra tekrar başlıyorum yazmaya. Yalnızca bir yorum tekrar yazmaya itti beni. İlk yazım yarın ve konu Beşiktaş, Uefa'dan elenmemiz, sonrasında yasananlar ve en son da Hacettepe maçı. Mutlu yarınlar efendim...